Epitermal Altın Yatağı Nedir? Sade Bir Rehber
Epitermal yataklar volkanik alanlarda yüzeyin hemen altındaki sıcak su sistemlerinde oluşur. İki ana türünü, kuvarslarının nasıl göründüğünü ve Türkiye'deki örneklerini anlatıyoruz.
Bu sayfada
Dünyanın en yüksek tenörlü altın damarlarından bazıları, yerin yalnızca birkaç yüz metre altında, eski sıcak su kaynaklarının "tesisatı" içinde oluşmuştur. Jeologlar bunlara epitermal yataklar der. Adı Yunancadan gelir: epi "üstünde, yakınında", thermal ise sıcaklık anlamındadır. Batı Anadolu'nun neden bu kadar yoğun altın aramasına sahne olduğunu anlamak için bu yatak türünü bilmek gerekir.
Nerede ve nasıl oluşur?
Birkaç kilometre derinde magmanın soğumakta olduğu volkanik bir bölge düşünün. Yağmur suyu toprağa sızar, ısınır, magmadan çıkan gaz ve çözeltilerle karışır ve dolaşmaya başlar. Yüzeyde kaplıcalar, buhar çıkışları ya da fokurdayan çamur gölleri görebilirsiniz.
Yüzeyin altında, yaklaşık 50 metre ile 1,5 kilometre arasında, dolaşan su 150 ile 300 °C arasındadır. Yükseldikçe basınç düşer ve su kaynamaya başlar. İşin anahtarı bu kaynamadır. Kaynama, hidrojen sülfür gibi gazları uzaklaştırır ve altını çözünmüş halde tutan kimyasal bağları bozar. Altın çoğu zaman çok dar bir kayaç bandında çöker ve etrafında kuvars oluşur.
Bu mekanizmayı altın neden kuvarsta bulunur yazımızda daha ayrıntılı anlattık.
İki ana tür
| Düşük sülfidasyonlu | Yüksek sülfidasyonlu | |
|---|---|---|
| Çözelti | Nötre yakın, çoğunlukla ısınmış yağmur suyu | Çok asidik, magmatik gazların etkisi güçlü |
| Görünüm | Bantlı kuvars damarları, bazen akik benzeri katmanlar | Süngerimsi, boşluklu silis |
| Yaygın mineraller | Kuvars, adularya, kalsit | Alunit, kil mineralleri, enarjit, pirit |
| Cevher şekli | Dar ama çok zengin damarlar | Büyük ama daha düşük tenörlü kütleler |
| Bilinen örnekler | Hishikari (Japonya), Ovacık ve Efemçukuru (İzmir) | Yanacocha (Peru), Goldfield (Nevada) |
İkisinin arasında bir de ara tür vardır, ama jeoloji raporlarını anlamak için bu iki uç yeterlidir.
Epitermal kuvars nasıl tanınır?
Düşük sülfidasyonlu damarlar görünür altın ve güzel numuneler verdikleri için en çok karşılaşılan türdür. Şunlara bakın:
- İnce bantlanma. Damar duvarları boyunca art arda büyümüş ince kuvars katmanları.
- Bıçak dokusu. Kuvarsın ince kalsit plakalarının yerini aldığı, taşa dönmüş bir bıçak yığınını andıran doku. Çözeltinin kaynadığının doğrudan kanıtıdır.
- Kalsedon ve akik benzeri kuvars. Çok ince taneli, bazen yarı saydam.
- Koyu bantlar. Zengin altın-gümüş damarlarında ince gümüş sülfürlerinden oluşan siyah bantlar.
Yüksek sülfidasyonlu sistemler çok farklı görünür: Kayaç beyaz ya da açık renge ağarmış, asidin mineralleri çözdüğü küçük deliklerle dolu, sülfürlerin bozunmasıyla sarı, turuncu ve kırmızıya boyanmıştır.
Tenör neden bu kadar yüksek olabilir?
Kaynama, su tablasının altında oldukça sabit bir seviyede gerçekleşir. Bir damar yukarıda ve aşağıda boş olup birkaç on metre kalınlığındaki yatay bir bantta birden zenginleşebilir. Madenler bu "bonanza zonuna" rastladığında, kısa mesafelerde ton başına onlarca, hatta yüzlerce gram altın görülebilir.
Bu durum aramayı da zorlaştırır. Yüzeyde fakir görünen bir damar derinde zengin bir zon saklayabilir ya da en iyi kısmı aşınmayla çoktan yok olmuş olabilir.
Elektrum ve gümüş
Epitermal damarlardaki altın genellikle gümüşle karışıktır. Gümüş oranı yüksek olduğunda bu alaşıma elektrum denir ve daha soluk, hatta yeşilimsi sarı görünür.
Porfiri yataklarla bağlantısı
Yüksek sülfidasyonlu epitermal yatakların çoğu, çok daha büyük porfiri yatakların üzerinde yer alır. Porfiri derinde, soğuyan sokulumun tepesinde oluşur; epitermal sistem ise çözeltiler yukarı kaçarken onun üstünde gelişir. Maden şirketleri ikisini çoğu zaman tek bir büyük sistemin parçaları olarak değerlendirir.
Türkiye açısından anlamı
Batı Anadolu, genç volkanizması ve aktif fay sistemleri sayesinde epitermal altın açısından dünyanın önemli bölgelerinden biridir. Ancak bu alanların büyük kısmı şirketlere ait arama ve işletme ruhsatlarıyla kaplıdır.
Türkiye'de altın dahil her türlü maden arama faaliyeti MAPEG'den alınan ruhsata bağlıdır. İzinsiz numune toplamak, kazı yapmak veya ruhsatlı sahalara girmek ciddi yasal sonuçlar doğurabilir. Bu yazıdaki bilgiler eğitim amaçlıdır. Sahada gördüğünüz bantlı kuvarsın veya ağarmış kayaçların fotoğrafını çekmek ise her zaman serbesttir ve jeolojiyi öğrenmenin en güzel yoludur.