Altın Nasıl Oluşur

Damar Altını ve Plaser Altın: Aradaki Fark Nedir?

Damar altını hâlâ oluştuğu kayacın içindedir. Plaser altın ise aşınmayla serbest kalmış ve suyla taşınmıştır. İkisini nasıl ayırt edeceğinizi ve bunun aramada neden önemli olduğunu anlatıyoruz.

Güncellendi · 3 dk okuma

Bu sayfada
  1. Damar altını: yerinde duran altın
  2. Plaser altın: serbest kalmış ve taşınmış
  3. Plaser türleri
  4. Elinizdekinin hangisi olduğunu nasıl anlarsınız?
  5. Fark neden önemli?
  6. İkisi aslında bir bütün

Doğada bulunan her altın parçası iki aileden birine aittir. Ya sıcak çözeltilerin onu bıraktığı kayacın içinde duran damar altınıdır (İngilizcede lode), ya da o kayaçtan kopup başka bir yere taşınmış plaser altındır. Fark teknik gibi görünse de nerede aranacağını, hangi aletin kullanılacağını ve hatta hangi izin türünün gerektiğini belirler.

Damar altını: yerinde duran altın

Damar altını, oluştuğu yerden hiç ayrılmamış altındır. Çoğu zaman kayaçtaki bir çatlağı dolduran kuvars damarının içinde, pirit ve diğer sülfür mineralleriyle birlikte bulunur. Bazen bir fay boyunca ezilmiş kayaç kuşağında, bazen de büyük bir kayaç kütlesine dağılmış çok küçük taneler halinde görülür.

Bu çözeltilerin nasıl çalıştığını altın nasıl oluşur rehberimizde adım adım anlattık. Kısaca: sıcak su çözünmüş altını taşır ve soğuduğunda, kaynadığında ya da çevre kayaçla tepkimeye girdiğinde bırakır.

Damar altınının tipik özellikleri:

  • Kayaca bağlıdır, genellikle kuvarsa.
  • Şekli düzensiz ve keskin kenarlıdır: tel, yaprak, kristal ya da köşeli noktalar.
  • Çıkarmak için kayacı kırmak gerekir. Endüstriyel ölçekte bu, cevherin öğütülüp işlenmesi demektir.

Plaser altın: serbest kalmış ve taşınmış

Placer kelimesi İspanyolcadan gelir ve kabaca kum yığını anlamına gelir. Bir damar yüzeye çıkıp aşınmaya başladığında kayaç parçalanır, hafif mineraller akıp gider. Son derece ağır olan altın ise suyun onu bıraktığı yerlerde birikir.

Plaser altının tipik özellikleri:

  • Serbesttir: çakıl ve siyah kum arasında pul, tane ve külçe halinde.
  • Aşınmış ve yuvarlaktır. Ne kadar uzun yol aldıysa o kadar yassı ve pürüzsüzdür.
  • Basit yerçekimi yöntemleriyle ayrılabilir: tava, sluice veya kuru yıkama makinesi.

Dünyada hobi amaçlı aramaların neredeyse tamamı plaserlere yöneliktir, çünkü patlayıcı ya da değirmen gerekmez.

Plaser türleri

Plaser türü Nerede bulunur Not
Rezidüel Doğrudan aşınmış damarın üzerinde Altın neredeyse hiç taşınmamıştır; köşelidir
Eluviyal Damarın altındaki yamaçlarda Yerçekimiyle yavaşça aşağı kaymıştır
Alüvyal (dere) Aktif dere ve nehir çakıllarında Klasik tava ve sluice sahası
Teras (bench) Bugünkü derenin üstünde kalmış eski dere seviyeleri Çoğu zaman modern dereden zengindir
Paleoplaser Gömülmüş, bazen kayaca dönüşmüş eski dere yatakları En büyük örneği Güney Afrika'daki Witwatersrand

Eski dere terasları özellikle önemlidir. Dereler zamanla derine kazar ve eski çakıl yataklarını vadi yamaçlarında bırakır. Bu teraslarda binlerce yıldır dokunulmamış altın olabilir.

Elinizdekinin hangisi olduğunu nasıl anlarsınız?

Altına 10 kat büyüten bir lupla bakın:

  • Keskin kenarlar, kristal yüzeyler, yapışık kuvars: Altın kaynağından uzaklaşmamıştır.
  • Hafifçe yuvarlanmış, biraz yassılaşmış: Kısa bir yolculuk yapmıştır; kaynak birkaç kilometre içinde olabilir.
  • İnce, parlak, dövülmüş gibi pullar: Uzun yol gelmiştir; kaynak çok yukarıda ya da tamamen aşınmış olabilir.

Tavada köşeli altın görmek, kaynağın yakın olduğuna dair güçlü bir ipucudur. Bu durumda yukarıdaki yamaçlarda altın içeren kayaçları aramak mantıklıdır.

Fark neden önemli?

  • Aletler değişir. Plaser için yerçekimiyle ayırma yeterlidir. Damar için kaya çekici, lup, numune torbası ve sonunda laboratuvar analizi gerekir.
  • Bakılacak yer değişir. Plaser arayan suyu, akıntıyı ve ana kayayı izler. Damar arayan ise fayları, kayaç dokanaklarını ve alterasyon zonlarını izler. Bunların sahada nasıl göründüğünü altın yatağı belirtileri yazımızda anlattık.
  • Yasal durum değişir. ABD'de 1872 tarihli Maden Kanunu damar ve plaser sahalarını farklı tanımlar. Türkiye'de ise ister damar ister plaser olsun, altın dahil madenlerin aranması ve işletilmesi 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında MAPEG'den alınan ruhsata bağlıdır.

İkisi aslında bir bütün

Damar ve plaseri ayrı şeyler olarak değil, tek bir sistemin parçaları olarak düşünmek gerekir. Her plaser, bir zamanlar yukarıda bir yerde damar olarak başlamıştır. Plaser altını vadi boyunca yukarı doğru izlediğinizde altın giderek köşeleşir ve sizi kaynağına yaklaştırır. Bu basit fikir yüzyıllardır altın sahalarını okumanın en güvenilir yolu olmaya devam ediyor.